Kalbin Yuvaya Dönüşü - Mekke'ye Giden Yol 2

Kalbin Yuvaya Dönüşü - Mekke

Muhammed Esed'in Mekke'ye Giden Yol kitabının devamı niteliğinde ikinci biyografi çalışması. Eşinin ısrarları üzerinde, Muhammed Esed tarafından hayatının son dönemlerinde kaleme alınmış fakat tamamlayamadan vefat ettiği için, kitabın ikinci kısmı eşi Pola Hamide Esed tarafından tamamlanmış.

İlk kitap, Muhammed Esed'in İslam'la tanışması ve Arabistan yıllarını anlatıyordu. Bu kitap kaldığı yerden, Muhammed Esed'in Hindistan-Pakistan yıllarından başlıyor. Burada geçirdiği yıllar, ikincisi dünya savaşında toplama kampında tutulması,Birleşmiş Milletler yılları, Pakistan adına Müslüman ülkeleri ziyaretleri, Kuzey Afrika ve Avrupa'da geçirdiği sonraki yıllar.

İlk kitapta olduğu gibi, çok iyi bir biyografi ve roman tadında. Fakat kitabı okurken, gelişen olaylar karşısında Muhammed Esed'in kendi görüşlerini de daha detaylı olarak anlatmasını beklerdim. Örneğin, Mevdudi ile tanışıklıkları ve görüş ayrılıklarının olduğu anlatılıyor ama detaya hiç inilmiyor. İlk kitabı Mekke'ye giden yol bu konuda çok daha başarılıydı.

Eşi Pola Hamide Esed'in anlattığı ikinci bölüm ise, nerelere gidildiği, kimlerle tanışıldığı şeklinde, Muhammed Esed'in hayatının kronolojik bir şekilde anlatıldığı düz bir metin şeklinde. Eşi tarafından tamamlanan bu kısmı oldukça sıkıcı geldi. Belki bu kısım atlanabilir bile.

Kitanı okumak isteyenler, eğer okumamışlarsa, ilk olarak önceki kitabı okurlarsa daha iyi olur.

Sayfa Sayısı: 352
Puan: 7 / 10

Bab-ı Esrar

Bab-ı Esrar

Ahmet Ümit'in okuduğum ilk romanı. Bir sigorta eksperinin, çıkan bir yangını araştırmak için Konya'ya gidişi ve burada yaşadığı olaylar anlatılıyor. Polisiye türünde roman beklerken, içerisindeki polisiye ve esrarlı hikayeye ilaveten, daha çok Mevlana ve Şems-i Tebrizi arasında ilişkinin daha ağır bastığı bir anlatım var. Polisiye bir hikayenin Mevlana ile harmanlanmış hali diyebiliriz.

Son yıllar okuduğum kitaplar arasında en akıcı olanı. Hiçbir şekilde, paragrafları tekrar okumak zorunda kalmadan ve hiç takılmadan ilerleyebiliyorsunuz. En dikkatimi çeken şey, yazarın dili ustalıkla kullanması oldu. Fakat diyaloglar biraz yavan kalmış. Olayların da daha çok şok edici olmasını beklerdim. Yolculuklarda okumak için ideal olabilir.

Kitap, Elif Şafak'ın Aşk romanını akla getiriyor. Zaten iki eser de aynı zamanlarda yazılmış. Aşk romanını sevenler bu romanı da sevecektir. Farklı olarak, Mevlana ile ilgili diğer kitapların aksine, Mevlana ve Şems-i Tebrizi arasındaki ilişki, daha çok Şems'in gözünden anlatılmış.

Sayfa Sayısı: 548 / Cep boy
Puan: 6 / 10

Dünyanın İlk Günü

Dünyanın İlk Günü

Beyazıt Akman tarafından yazılan romanda, Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul'un fethi konu alınıyor. Sultan Mehmet'in Fatih olma sürecine ilaveten, eklenen yan hikayelerle, başta yeniçeriler olmak üzere, öne çıkan karakterlerin hayat hikayelerine ve gelişim süreçlerine yer veriyor.

Yazarın bu konuda çokça okuma yaptığı, romanı yazmadan önce konuyu iyice özümsediği ortada. Zaten kitabın kaynakça bölümüne bakıldığı zamanda bu açıkça belli oluyor. Roman, aynı zamanda tarih bilgimize de geniş katkı sağlıyor.

Roman içerisinde çok fazla karakterin hikayesine yer verilmesi konuyu bazen dağıtabiliyor. Zaman zaman sıkıldığım bölümler de mevcut. Ayrıca, roman dili, örneğin bir İskender Pala ile karşılaştırıldığı zaman, o kadar akıcı değil. Edebi bir hava vermiyor. Bazı paragrafları tekrar okumak zorunda hissediyorsunuz.

Tarihe, ders kitapları üzerinden değil de romanlar üzerinden tanık olmayı seviyorsanız, yazarın eserini de seveceksiniz. Yazarın tarih bilgisine ve bunu karakterler üzerinde anlatmasına da hayranlık duyacaksınız.

Sayfa Sayısı: 630
Puan: 6 / 10

Abum Rabum

Abum Rabum

İskender Pala tarafından yazılan romanda, üç büyük semavi dinin atası Hz. İbrahim'i konu alıyor. Hz. İbrahim'in mirası peşine düşen MİT, CIA, MOSSAD ile Zelotlar ve Grup Kardeşlik gibi radikal örgütlerin mücadelesinin konu edindiği polisiye bir roman şeklinde ilerliyor.

Diğer İskender Pala kitaplarında olduğu gibi, olay kurgusundan ziyade, Mezopotamya'nın kültürel ve dinsel tarihi üzerinde durularak, okuyucunun bu konuda ufkunun açılmasına sebep oluyor. Her şeyin başlangıcı gibi gösterilen Yunan medeniyetinden çok önceleri, Mezopotamya’da bir medeniyetin oluştuğu fikri sık sık işleniyor.

Kitabın çarpıcı bir sonla bitmiyor oluşu yine hayal kırıklığı oluşturuyor ama yazarın diğer eserlerinden bu duruma alışkınız.

İskender Pala’nın Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk eserini sevdiyseniz, bunu da seveceksiniz. Kitabı okurken sürekli aklım oraya gitti, bu yüzden kitabın sonunu da hemen tahmin edebildim.

Sayfa Sayısı: 528
Puan: 8 / 10

Kategoriler

Algoritma (5), Cheat Sheet (2), Framework (3), İpucu (5), Kendime Not (1), Kitap (4), Kod (5), Matematik (1), Proje (5), Veritabanı (3), Workshop (3)

Etiketler

C# (13) HTML (1) JavaScript (2) SQL (3)

İngilizce / Türkçe

İngilizce / Türkçe kelime listesi kendime not